Bolu’da Deprem Şenliklerde!

Abant İzzet Baysal Üniversitesi Bahar Şenlikleri soğuk, yağmur, çamur demeden dün başladı. İlk gün herşey çok güzeldi. Gece kopmalara gelmiş olacak ki, deprem de buradayım dedi! Hoşgelmişsin iki gözüm.
İlk tepkisini 3.0 şiddetinde gösterip, ikincisini 3.9′a yükselten deprem gece boyunca suskunluğunu sürdürdü. Söylentilere göre sabah da deprem olmuş. Sayın Merve Çubuk’un yaptığı açıklamaya göre sabah da bir deprem olmuş. Çubuk şiddetini tayin edemediğini ifade etti.
Ben de bir araştırayım dedim.
Sonuçlar:
01:13:37 3.0
01:28:29 3.9
04:36:16 2.9
06:22:29 2.7
06:41:50 2.6
09:12:57 3.2
Baya da deprem olmuş. Ama görüldüğü gibi hep küçük sarsıntılar. Abartılacak birşey değil.
Oldu bitti. Belki bir daha olur. Deprem işte. Onun da şenliklere gelesi gelmiş. Korkmayın efendim. Yani ilk saniyelerde yaşadığınız korku gayet normaldir ama bunu büyütüp tedirginliğe dönüştürmenin anlamı yok. Söylenen herşeye kulak asmayın.
Yurt yönetiminin gece 2 sularında “Yurdu acilen boşaltınız!” çağrısını çok yadırgadım. İnsanları telaşlandırmak çok saçma. Hele ki, böyle bir zamanda. İnsanlara açıklama yapmak için böyle bir anons yapılamaz. Kaldı ki, sonrasında yurda girmek istemeyenleri Aktivite Merkezi’ne yollamanın ne anlamı vardı? Yazık değil mi, oraya giden herkes hem uykusuz kaldı, hem o soğukta perişan oldu. Niye? Sizin telaşe müdürünüzün komutaları yüzünden. Aferin size valla! Olası afetler için sakın mantıklı bir planınız olmasın! Zaten olunca da ödül vermiyorlar değil mi? Kimseye de deprem esnasında merdivenlerden çığlık çığlığa koşa koşa inmenin felaket doğurabileceğini öğretmeyin. Hani olur ya, öleceği yoksa odasında, merdivende ölür insanlar!
Bu küçük olayda, çok önemli birşey farkettim. Bunu anlatmak istediğimi hiç sanmıyorum. Bende kalsın. Ama şunu söyleyebilirim ki, insanlık burada gerçekten ölmüş…



12 Kasım korkusu var hala Bolu’da..bu tedirginlik biraz normal
14 May 2011 - 11:12Şehrin en önemli kurumunun Üniversitenin deprem konusunda bi hazırlığı olmadığıda çıkmış oldu ortaya
Soğukkanlı olmak zorundayız ama. Japonya’da 7 şiddetinde depremler oluyor, biz hala 2lik , 3lük depremlerde psikolojimizi yerlebir ediyoruz. Burada sıkıntı var işte. Söylediğin gibi hiç hazırlıklı değiller. Yazık valla. Yeni fakülte binaları depreme dayanıklıdır sanıyorum ama yurtlar eski. Yurtların bu konuda dayanıklı olduğunu sanmıyorum. Hafif malzeme altında kalınca ölmeyiz sanırım.
Bu iyi tarafı olsa gerek.
14 May 2011 - 11:15Depremi birlikte karşıladığımız gece hakkında birkaç şeyde ben eklemek isterim. Öncelikle o kadar insanı gecenin ayazında dışarı dökmek gerçekten enteresan bir yaklaşım. 1,2 saat bekleyip tekrar yurtlara döndüler. Bolu gibi depremi en hazin şekliyle yaşamış bir yer için hiçbir tedbirin olmaması düşündürücü. Ne bir tatbikat, ne bilgilendirme ne de deprem sonrası kalacak yer. Bir de üzerine; herkesin akın akın dışarı çıkma çabası, o telaş… Sanıyorum; insanlık için kargaşa ve kaos ortamından daha kötüsü yok. Kaldı ki, yaşanılan yerleri boşaltmak çözüm değil; sabah 9 sularında herkes uyurken de bir deprem oldu. Ortalığı yakıp yıkabilirdi, buna nasıl bir çözüm bulunabilir? Dün gece; Denizimle farkına vardığımız en üzücü şey insanların birbirine olan duyarsızlığıydı. İsterdik ki; öylesi bir ortamda insanlar birbirine destek olsun, kendini kurtarmayı değil de birlikte kurtulmayı düşünsün. Ben demesin! Bu memleket çok daha kötülerini atlattı, fakat insanların giderek atrafı görmezden gelen bu kör! gözleriyle ne yapacağız bilmiyorum. Hiç mi duyarlılığımız kalmadı? Sokak ortasında insan öldürseler dönüp bakmıyoruz, bakamıyoruz. Bu olamayız, olmamalıyız! Dünya için; sevgi ve duyarlılık dileklerimle…
14 May 2011 - 13:37Merve’m, güzel yorumlamışsın gerçekten. Kesinlikle vaziyet böyle. Sıkıntılı bir durumun içerisindeyiz bence. Bolu’daki depremden sonra yeni binaların depreme dayanıklı yapıldığını ve insanların o binalara kaçarcasına taşındıklarını hepimiz biliyoruz fakat görünen o ki, bunun dışında çok fazla bir altyapı çalışması yok. En önemlisi eğitim yok!
14 May 2011 - 13:42Öncelikle hepimize geçmiş olsun bu kadarıyla. Sizin yurdun geceki halinden ben de bazı şeyler duydum ve gerçekten çok üzüldüm. Zor bir geceydi, bizim de yurdun (KYK-GÖLKÖY) sosyal tesisini açtılar ve binalara dönmek istemeyen öğrencileri içeri aldılar. Sonuçta sosyal tesis de aynı binalardan. Yıkıcı bir deprem olduğunda aynı şiddetiyle orası da yaşayacak düşüncesiyle biz odamıza çıktık 4 arkadaş. Sabaha kadar olan diğer depremleri de hissettik fakat çıkma gereği duymadık.
14 May 2011 - 14:45Aynı blokta olmamıza rağmen hiç tanımadığımız ya da birbirlerini hiç tanımayan insanlar deprem sonrası dışarı çıktığımızda sadece pijamayla çıkmış olanlarla yanlarındaki kalın şeyleri paylaşıyordu. Yani evet bir bozulma var ama her yer için aynısını söyleyemeyiz.
Hepimize tekrar geçmiş olsun. Unutmayalım ki deprem değil, bilgisizlik ve tedbirsizlik öldürür.
Sağol Esra’cığım. Haklısın. Ben de öyle düşündüm. Yıkıcı bir deprem olsa, en az hasar bizim katta olurdu zaten.
4. kattayız da. Son cümlen süper. Kesinlikle deprem değil, bilgisizlik ve tedbirsizlik öldürür.
14 May 2011 - 14:49