Değeri Düşen Bilgi Kaynakları

Öğretmenlerden bahsediyorum, eğitim fakültelerinden mezun olup, özel piyasada iş yapmaya çalışanlardan…
Öğretmen maaşlarının yetersizliği, özel piyasanın da çekici dolgun maaşları yüzünden nitelikli bilgi teknolojileri eğitimcileri özel piyasayı tercih ediyorlar. Bu soruna bir DUR denmeli!
KPSS sınavıyla sözde öğretmen yeterliliği seçilere öğretmenlerimiz atanıyor. Öğretmenlik kazanabilmek için çalışıp didinip, yükseköğretime yerleşiyoruz. Yıllarca yine çalışıp didinip mezun oluyoruz. Sonra yine yetersiz görülüp tekrar sınava giriyoruz. Yerleşme neye göre bakılıyor?
Genel Yetenek
Genel Kültür
Peki, bunlar bir öğretmenin alan yeterliliğini kanıtlar nitelikte sorular mı?
Asla!
Bir öğretmenin atanabilmesi için tekrar sınav yapılacaksa, alan bilgisi sınavı olmalıdır. Bu da eğitim sisteminde eğitimcilerin niteliklerini arttıracaktır. Bugün hiçbir şey öğrenmeden mezun olanlar da var, hiçbir şey ÖĞRENEMEDEN mezun olanlar da var. Sebep açık:
Atamalarda ALAN BİLGİSİ önemsenmiyor.
Hala yerleştirme konusunda bir sistem iyileştirme çalışması yapılmıyor. İşimiz gücümüz sınav sorularıyla uğraşmak. Biraz daha derinden olaya bakılsa, çok büyük bir adım atılmış olacak. Bugün iyi nitelikli öğretmenlerin özel piyasada harcanmasına göz yummamalıyız. Bu soruna sadece bir eğitimciyi kaybetmek gözüyle bakılmamalı. Onunla birlikte, yüzlerce binlerce öğrenci daha az bilgiyle öğrenim görecek, daha yetersiz bireyler olacaklar. Bence bilgi kaybı, nesil ilerledikçe çığ gibi büyüyecek. Bu alanda hem devletimizden, hem geleceğin eğitimcilerinden büyük bir adım bekliyorum. Ne kadar çok kişi olursak, o kadar çok iyi yetişmiş öğrencilerimiz olur. Devletin bu konuda atacağı bir adım olur mu bilemiyorum. O konuda biraz karamsarım, fakat siz geleceğin eğitimcilerinin bu konuda bir adım atabileceğine yürekten inanıyorum.
İdealist gelecek eğitimcilerine saygılarımla.



Sayısal alan mezunu öğretmenlere 30 soru sayısal, 210 soru sözel soru sorulması gayet saçma. Her bölüm öğretmenleri kendi alanlarına özelleşmiş KPSS sınavına girmeli. Bilgisayar öğretmenine vBasic’den, Fen Bilgisi öğretmenine canlıların çeşitliliğinden soru gelmeli.
Ellerine sağlık d3nizcim, güzel bi yeni yazı olmuş
12 Eki 2010 - 16:46Ben de öyle düşünüyorum. Her işin üstâdı farklı olmalı. Kendi kadrolu öğretmenini bilmem kaç saatlik bilgisayar kursuna yollayıp, sertifika verip, bilgisayar öğretmenlerine kadro vereceği yerde o öğretmenini görevlendiren bu sistemi KINIYORUM! Ayıp, gerçekten durumumuz böyle. Bahsettiğim olay gerçek.
Bu arada, KPSS sınavının eğitim bilimleri bölümüne bir lafım yok. O alanı her öğretmen bilmeli bence.
12 Eki 2010 - 16:53Ya tamam eğitim bilimleri olsun da, Felsefe öğretmenine sorulan felsefe soruları, Bilgisayar öğretmenlerine gelmesin. Her bölüme kendi ayarında, tadı tuzu dengelenmiş sınavlar istiyoruz
12 Eki 2010 - 17:06
Yani.
12 Eki 2010 - 17:14Bir öğretmen, öğrenciye hangi bilgiyi nasıl ileteceğini en iyi şekilde tasarlayabilmelidir. Günümüz sınav sisteminde eğitim bilimlerinde başarılı mezunlar atanarak, adeta sınava girecek adaylara “Branşın önemli değil, eğitim bilimleri alanını yap da gel” mesajı verilmektedir.
Atanan öğretmenler derste ne anlatacağını bilmiyor ki, bizim bölümden bilgisayarla alakası olmadığı halde yatıp kalkıp eğitim bilimleri çalışanlar atanmıyor mu hep zaten?
Her öğretmenlik bölümü için özel alan yeterliliklerini de ölçecek bir sınav sistemi düşünülmelidir.
12 Eki 2010 - 17:32Evet evet! Kesinlikle. Ben de tam bundan bahsediyorum. Ama eğitim bilimlerinin de önemi yadsınamaz değil mi öğretmenim?
12 Eki 2010 - 17:35İşte öyle bi sınav sistemi olmalı ki, işin içine biraz özel alan bilgisini de katmalı. Eşit kollu terazinin bi tarafı ağır basarken diğer taraf boş olmasın. Dengeli bişi olsun
12 Eki 2010 - 17:53Ah ah birileri duysun bizi! Ping! PING! @ösym
12 Eki 2010 - 18:35