“Toplanın bir şey söyleyeceğim.”

“Uzun aradan sonra..” diye başlamaktan hiç hoşlanmıyorum ama hayat şartları işte. Bazen anlatacak çok şey yaşarız ama kelimelere dökmekte zorlanırız, çünkü öğrenmenize değecek şeyler değildir. Günlük dediysek, gerçekten değil ya?
Lafı uzatmak istemiyorum. Diyorum ki, patronumuzla konuşmak istiyorsak, şöyle on kere düşünür; 20 kere üzerinde kafa yorar; 30 kere tekrar sorgular öyle konuşursunuz ya, arkadaşlarınızla konuşurken de, bu kadar abartmasanız da iki kere düşünmeyi denemeliyiz. Zira bir kez bile düşünmeden söylediğiniz şeyler karşınızdakini kırabilir, kendinden geçirtebilir, sizden soğutabilir, size düşman yapabilir, böyle felaket tadında şeyler yaşatabilir. Bunlardan hiçbiri de olmayabilir; o da sizin şansınızadır işte.
Ben de dahil olmak üzere, hiç kimsenin mükemmel olamayacağını kabul ediyorum. Burada sorun yok ama öyle basit şeyler var ki,işte onları kabul edemiyorum. Neden diye soruyorum. Neden biz sadece okuldan mezun olma derdi yüzünden düşünme ve düşündüğümüzü süzme gereği duyuyoruz? Hani neden asıl bizim daha dikkatli olmamız gerektiği yerlerde yani ne dersiniz; hayat bilgisi mi dersiniz, sosyal bilgisi ve insan hakları mı dersiniz bilemiyorum; insanlarla olan ilişkilerimizde dikkat etmiyoruz? Zaman kaybı mı acaba? Hani belki biraz garip bir örnek olacak ama yazılımcılar beni anlar, amaaan kodları yazmaya başlayayım da gerisi gelir dersiniz de, bir yerde takılır; çok salak bir satır yüzünden saatlerinizi kaybedersiniz ya? Oysa analiz yapmış, algoritma yazmış olsaydınız, hatayı kısa sürede bulmuş olurdunuz ya? Onun gibi bir şey olsa gerek.
Ne demiştik? Milletin ağzı torba değil falan…
Yahu insanların arkasından konuşmanın ne kadar hatalı bir davranış olduğunu zaten daha önce söylemiştik. Şimdi de diyorum ki, insanların sizden bahsetmesine ortam yaratacak şeyleri söylerseniz ve söylenmesini istemiyorsanız şunu demek zorundasınız:
“Bak dostum, bunlar aramızda ha ona göre. Gider milletten duyarım, canım sıkılır; üzülür; bozulur; kırılır, sonra da seni kırar; seni bozarım. Gerçi bir tek sen bilmiyorsun bunları ama olur da duyarım senden bilirim.”
Hıhı. Öyle ya? Özelim de, özelim? Özeliniz varsa, yazmayın lütfen. Özeliniz varsa anlatmayın. Bana göre basit bir bilgi, sizin için çok değerli ve özel olabilir. Karşınızdaki insan sizin için özel değilse, anlatmayın. Sizin için özel, onun için siz özel değilseniz o zaman hiç anlatmayın.
Unutmadan bana da anlatmayın.
Ne olur, ne olmaz. Üzmeyelim birbirimizi.
Haydi bana eyvallah.



Ama birseyde var! Guclu olmak gerek, insanlar ne soylerlerler soylesin aldirmamak gerek belki gizlidende ogrenmistirler senin hakkinda bir siri ama yine aldirmamak gerek, bunu basaran az vardir ama bunu basaran mutludur hep. bkz:Ben:P
Yine guzeldi yazin ellerine saglik.
Not: Bak dostum, bunlar aramızda ha ona göre.
)
26 Kas 2011 - 21:57Sevgili Bonney, kesinlikle öyle. Duyduğumuz bir şeyler olursa, tepki vermek yerine konuşmayı tercih etmek gerek. Susarsak da olmaz. Bu da hatalı bir davranış. Susmak kendimize zarar verir sadece. Duyduklarımızın doğru olduğuna inanmamız anlamına gelir.
Mutlu olmana sevindim. Yazımı beğenmene daha çok sevindim.
Not: Kusura bakma dostum ama burada yazdıkların aramızda kalamaz, bir sürü insan çoktan gördü bile.
26 Kas 2011 - 22:03Sen o kadar uzak kal gel sonra özel bir şeyler anlatacak gibi ol ama özel bir şey anlatılmaması gerektiğinden bahset.
26 Kas 2011 - 23:15Bu nasıl bir şey, beğenmedim tekrar yaz
Çok komiksiin.
26 Kas 2011 - 23:40Öyleyimdir
Deniz Bir yarışma başlattık katılmak ister misin? http://www.anindayorum.com/2011/11/2012-ylnn-en-sansl-blogunu-seciyoruz.html
27 Kas 2011 - 16:59“Söyleme sırrını dostuna, o da söyle dostuna” diye klişe bir söz vardır, onu düzeltirsek eğer “Söyleme arkadaşına sırrını, o da söyler arkadaşına”
Sır dosta söylenir, arkadaşa değil.
28 Kas 2011 - 22:01Başkalarının söylediğine ve düşündüğüne aldırmak gerek.. Ama üzülmemek gerek. Amaaan bana ne canım şeklinde düşünerek ulaşılan mutluluk gerçek mutluluk değildir. Ben şimdi mutlu olacağım deyip mutlu olmak gibi bir şey olsa gerek. Oysa mutluluk bir başarıdan sonra gelir. Başkalarının söyledikleri ve düşündükleri şeyler istediğiniz gibi olursa ne mutlu size. Yok olmazsa olması için yine hatalarınızı gözden geçirirsiniz. Evet onlara takılıp yerle bir olmayız, depresyonlara girip kendimizi heder etmeyiz ama insanların hakkımızda ne düşündükleri, ne söyledikleri bizim için önemlidir.
30 Kas 2011 - 12:55@mutluer : )) Neden olmasın?
@Kamil, tabii o da işin farklı bir boyutu. Çok doğru.
@arkapencere Yani bir şeyler söylenecekse 3., 4., 5. ağızlardan değil 1. ağızdan duymak her zaman en güzelidir. Eleştirilmek, hataları en aza indirgemek için en etkili yöntem. Bunu başarabilmek kolay olmayan ama başarınca insan hayatını çok iyi yöne çevirebilen bir şeydir. Her zaman öyle olmamızı dilerim.
Gençler, yorumlar için teşekkür ederim.
30 Kas 2011 - 14:25
herkesi oldugu gibi görüp davranmak gerek ne gerek var üzmeye
01 Ara 2011 - 09:14Ne demek moruk
02 Ara 2011 - 23:12Yorumumu anlamadığı için onaylamayan insana bir ödül verirken kendimle gurur duyuyorum
03 Ara 2011 - 16:31http://www.anindayorum.com/2011/12/anindayorum-odule-doymuyor.html
Deniz’cim çok haklısın, insanların arkasından konuşmak elbette kötü şey. Fakat insanın özgüveninin yüksek olduğunu kanıtlayan şey, birisinin ona arkasından konuşulduğunu söylediğinde “konuşsunlar banane” diyebilmesidir.
İletişim sağlığı, iletişimin türü ile doğrudan ilgilidir. Eğer iletişim direkt olarak (sohbet, tartışma) vb. yapılıyorsa iki sağlıklı birey arasında sorunsuzca iletişim kurulur. Eğer indirekt olarak yapılıyorsa (dedikodu, facebook vb.) insanlar ne kadar sağlıklı olursa olsun sorun çıkacaktır.
Özetle, bu konuda söylemek istediğim bir çift lafım var:
1.İnsanlar arkamdan konuşuyor, demek ki onlardan bir adım öndeyim.
2.Arkamdan konuşup beste yapacağına yüzüme konuş da düet yapalım.
Yeni yazılarında görüşmek dileğiyle
05 Ara 2011 - 22:44@mutluer Vay bee, ödül mü aldım ben?
Teşekkür ederim. Çok mutlu oldum.
@Özgür’cüğüm, sen de çok haklısın. Böyle bir durum varsa, önce bir söyleyene, sonra da söylene laflara bakıp ona göre hareket etmek gerek. Bir çift lafın da cuk diye oturmuş.
08 Ara 2011 - 21:07yazınız güzel ellerinize sağlık..
09 Ara 2011 - 14:07Çok teşekkür ederim.
11 Ara 2011 - 15:15